00903122138435 info@tzd.org.tr

Genel Başkanımız Hidayet MUSLU Uyardı! Tarımda En Büyük Sorun Ne?

Genel Başkanımız Hidayet MUSLU yaptığı basın açıklamasında, tarımda gençlerin sektöre yönelmesinin kritik önem taşıdığını belirterek, “Bunca doğal kaynağımız ve ürün çeşitliliğimiz olmasına rağmen, çiftçi yeterince para kazanamadığı için bu işi cazip hâle getiremiyoruz; bu durum ciddi bir sıkıntıdır.” dedi.

YANLIŞ KULLANIM DOĞAL KAYNAK KAYBIDIR”

MUSLU, mevcut yasal düzenlemelere rağmen verimli toprakların farklı kullanım alanlarına açılmasının ciddi bir sorun oluşturduğunu söyleyerek, “Tarım alanlarının yapılaşmaya açılması mevcut yasal düzenlemeler içinde mümkün değil; ancak büyük kentlerin etrafındaki birinci, ikinci ve üçüncü sınıf tarım topraklarının imara açılması, bir boyutuyla diğer boyutuyla ve ağırlıklı olarak vade ruhsat alanlarının kullanımı, tarım alanlarının daralmasına yol açıyor. Tarımın sağlıklı yapılabilmesi için gerekli olan koşullardan biri, doğal kaynakların mümkün olduğunca verimli bir şekilde kullanılmasıdır. Topraklarımızı doğru kullanmadığımızda, ister imara açarak ister maden ruhsat alanlarıyla, tarım alanlarını daraltmış oluyoruz ve bu doğru bir uygulama değildir. Sadece bununla sınırlı değil; orman alanları ve tarım alanlarındaki binalar, hobi bahçeleri ve benzeri yaklaşımlar da, yapılmaması gereken alanlardır.” ifadelerine yer verdi.

VERİMLİ ARAZİLER KORUNMALI”

Türkiye’de tarım alanlarının farklı kullanım türleriyle daraltılmasının doğal kaynak kaybı oluşturduğunu bildiren MUSLU, “Dünyada verimli tarım toprakları olmayan ülkeler, engebeli, kayalık ve taşlık arazileri ya da orman alanlarından dönüştürülen arazileri ıslah edip tarım alanlarına dönüştürmek için çaba harcarken, biz verimli tarım arazilerini kullanmamamız, tarım dışına çıkarmamız tamamen bir doğal kaynak israfıdır ve doğru değildir. Buna dair mevcut yasal mevzuatın uygulanması gereklidir; maden alanları dışında, imarlı ve imarsız alanlarda yapılaşmaya izin verilmesi, eğitim alanlarında da sınırlandırmalar mevcuttur. Bu sınırlandırmalar kapsamındaki alanlarda yapılaşma yapılmamalıdır. Mevcut yasal düzenlemeler buna uygundur ve idari yetki taşıyan merkezi hükümet ile yerel yönetimler buna dikkat etmelidir.” şeklinde konuştu.

ÇİFTÇİ YAŞI 60’A DAYANDI”

MUSLU, tarım sektöründe yaşanan iş gücü sorununa dikkat çekerek, şunları kaydetti:

Çalışma hayatında aktif nüfus dediğimiz 15–65 yaş arasındaki nüfustur. Tarım açısından baktığımızda, mevcut ortalama çiftçi yaşı 58–60 civarındadır; bu durum, çiftçilik yapanlar ve tarım işçileri için ciddi bir problemdir. Özellikle sert çekirdekli meyveler, şeftali, kiraz, vişne gibi ürünlerde mutlaka emek gerekir; bunlar genç insanların yapabileceği işlerdir. Makinayla şeftali veya kiraz toplanamaz; burada mutlaka genç insanların emeğine ihtiyaç vardır. Ancak maalesef ülkemizde bu anlamda ciddi sıkıntı vardır. Hem yaz döneminde tarım işçisi bulmakta güçlük çekiyoruz, hem de yaşın ileriliği nedeniyle küçük aile işletmelerindeki çiftçiler hasadı yeterli ve zamanında tamamlayamıyor.”

TARIMDA EN BÜYÜK SORUN GENÇLERİN MESLEĞE YÖNELMEMESİ”

Çiftçiliğin gençler için yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan MUSLU, şöyle konuştu:

Üniversite tercihlerini yapan çocuklarımız arasında ‘Benim babamın mesleği çiftçilik; bundan dolayı tarım okuyayım’ diyen kaç kişi var? Asıl problem; bir meslek severek ve istenerek yapılmıyorsa, başarı da sınırlı olur. Bunca doğal kaynağımız ve ürün çeşitliliğimiz olmasına rağmen, çiftçi yeterince para kazanamadığı için bu işi cazip hâle getiremiyoruz; bu durum ciddi bir sıkıntıdır. Önümüzdeki dönem içinde tarımdaki kaçınılmaz problemler, gıdaya ulaşabilirlik ve güvenli gıda egemenliği açısından çok önemli bir sorundur. Hayvancılık açısından da kırsal kesimde durum sıkıntılıdır; günümüzde çoban bulmakta bile zorlanıyoruz. Afgan kökenli işçilerin Türkiye’de olması bu açığı kısmen kapatsa da, onların da yarattığı başka problemler vardır. Tarım, emek yoğun bir sektördür ve bu sadece ‘Gençler tarımı nasıl cazip bulabilir?’ ya da ‘Çiftçiler nasıl yetiştirilebilir?’ sorusu ile sınırlı değildir. Aynı zamanda, genç çiftçilerle birlikte tarım işçilerini bu sektörün içinde nasıl tutabiliriz sorusunu da sormalıyız. Aksi hâlde özellikle hayvancılık, meyvecilik, tarla bitkileri ve endüstri bitkileri gibi alanlarda tarımı yalnızca mekanizasyon araçlarıyla çözmemiz mümkün değildir; bu alanlarda mutlaka aktif emeğe ihtiyaç vardır. Bu durum, ülkemizin tarımı desteklemeler ve teşviklerle tek başına çözebileceği bir sorun değildir.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir